27 Ağustos 2013 Salı

Flormar Matte Oje; M08

Herkese merhaba!

Dört günlük kısacık bir yazlık kaçamağından sonra yine sizlerleyim. Tüm tatilimi Flormar'ın matte serisi ojelerini deneyerek geçirdim. Tatile giderken  surada yazmış olduğum yeşil tonlarındaki ojeler vardı. Açıkcası mint değil; ama koyu yeşil olan ojenin kalıcılığı ne yazık ki beni mutlu etmedi. İkinci gün tırnak uçlarından soyulmaya başladı! 

İkinci ve elimde bulunan son matte serisinden olan M08 ise klasik Flormar kırmızısının mat rengi. Oldum olsı bu kırmızıya bayılıyorum. Mat hali de çok hoşuma gitti; ama ne yazık ki bu oje de yeşil gibi pek kalıcı olmadı! İkinci gün hemen patır patır soyulmaya başlamıştı bile. 

Sürümü kolay, kuruması çabuk. Kıvamı diğer yeşil oje gibi diğer elimdeki mat serideki ojelere nazaran az daha sıvı. Sanırım kalıcı olmayışları bu sebepten. 


Sizler için yeniden sürdüm haliyle. Nasıl buldunuz? 


Matte serisinden beyaz mat oje ile ilgili yazımda okumak isterseniz burada  . Ayrıca Flormar alışverişimi de içeriyor. 


Yasemin. 

22 Ağustos 2013 Perşembe

Flormar Matte Serisi M04 ve M06

Herkese merhaba!

Gecen gun Flormar alisverisimden ve M01 no.lu ojeden gorselleriyle beraber burada paylasmistim. 

Bugun yine ayni serinin diger iki rengiyle tanistiracagim sizleri. 

Bu yazin hiti suphesiz ki mint rengi. Hem mint hem de mat olunca harika bir goruntu cikti ortaya. Bu rengin kodu; M04. Surumu kolay, cabuk kuruyan cinsten. :)


Diger renk ise; yine ayni serinin M06 kodlu yesil ojesi. İtiraf etmeliyim ki ben bu yesili cok koyu beklemistim; ama bekledigimden de hos bir renk cikti ortaya. Mint renk ile uyum saglamasi acisindan sadece isaret parmagima surdum. 



Acikcasi M06'nin surumu ve kivami beyaz ve mint yesiline gore daha iyi. 

Benim islerim oldugu icin kuruma isini biraz daha hizlica yapmak icin yine Flormar markasi olan sprey formundaki kurutucuya basvurdum. 




Siz nasil buldunuz? 

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Kiehl's Rosa Arctica Eye

Herkese selam; 

Bugun sizlere bir sorum olacak! Uzun zamandir goz cevresi kremi arayisindayim. Yasim 30 oldugu icin kullanmaya baslamaliyim diyorum. Daha once sample olarak kullandigim Midnight Recovery Eyes'dan yeteri kadar verim alamadim. 

Endiselerim; goz cevremin nemsiz olusu ve buna bagli olusan kirisikliklar (yeni kirisikliklari da onlemek), goz cevremdeki renk esitsizligini gidermek. Kiehl's bu urunu ile tum endiselerime yarayacak gibi duruyor; ama yine kullanip memnun kalan var mi/ yok mu bilmek istedim. 

Urunun icerigine gelecek olursak;

Kiehl’sin göz çevresi ürünlerinde bir ilk olarak Rosa Arctica Eye’da, ürünün etkileri uygulandığı ilk andan itibaren görülmeye başlıyor. Bu formül, mineral kaynaklı Mika ve Titanyum Dioksit yardımıyla, göz çevresinin hemen altında anında bir aydınlanma ve ışıltı kazandırıyor. Böylelikle göz çevresinin daha pürüzsüz ve canlanmış görünmesine yardımcı oluyor.

Aynı zamanda, bu çığır açan formül nadir “Diriliş Çiçeği”, Beyaz Huş Ağacı Özü ve Skualan ile birlikte, göz çevresindeki cilt üzerinde çalışmaya başlayarak, cildin sıkılaşmasına yardım ederken , çizgi ve kırışıklık görünümünü azaltır, göz çevresini yenilemeye yardımcı olur. Shea Yağı, Carnauba ve Kakao Yağı’nın eşsiz birleşimi, yaşlanmanın en büyük etkenlerinden biri olan ciltteki nem kaybını önlemeye de yardımcı olur.



Dusuncelerinizi benimle paylasirsaniz sevinirim. Ayrica benim gibi endiseleri olupta kullandigi urunden memnun kalanlarin da yorumunu bekliyorum. 

Tesekkurler. 

20 Ağustos 2013 Salı

Flormar Matte Oje, Style Matic Eyeliner, Jumbo Eye Shadow Kalem

Herkese merhaba,

Geçen gün Flormar standının önünden geçerken gözüme ilişen beyaz mat ojeyi bu yazın da favori renk olmasından dolayı tereddütsüz aldım. Normalde ben beyaz oje hiç sevmem; ama mat oluşu nedeniyle ojenin tırnakta durusu çok hoşuma gitti. 


Hemen vakit kaybetmeden sürdüm sürüştürdüm. Manikür ihtiyacım var; ama elimdeki egzama dolayısıyla sık yaptıramıyorum. Bu yüzden görüntü kirliliği için kusura bakmayın. :/


Beyaz&Mat ojenin tırnakta durusu bu şekilde. Sürümü kolay ve kuruması da çabuk olunca Matte serisinden hoşuma giden birkaç ojeye daha şans verdim. Onları da kullandıkça sizlerle paylaşacagım. 

Hangi renklerini aldığıma gelirsek; mint yeşili, kırmızı ve çok hoş koyu bir yeşil. Koyu yeşil olanı kış ayları için ideal. Aslında aklımda kalan gri, siyah ve koyu lacivert renkleri de var; ama onları zamanla almayı düşünüyorum. 


Flormar denilince elim ojelerinden başka bir ürününe gitmiyordu; ta ki şu kalemlerini görene dek. Serinin diğer renkleri de çok güzel; ama ben öncelikle bu iki renge şans verdim. 


Flormar Style matic eyeliner 504 krem rengi. Bunu göz içime kullanmak için aldım. Kalıcılığı ve sürümü çok iyi. Hatta siyah rengi harika. Bir sonraki alışverişimde kesinlikle alacağım. Dağılma olmuyor kesinlikle. 

Diğer kalem ise Jumbo eye shadow! Ben içinde hafif ışıltıları olan kahve tonlarında bir renk sectim. Yalnız mor ve yeşil rengi de favorim! Bir sonraki alışveriş listemde ekliler kendileri :) Yine sürümü, kalıcılığı süper. 

Sevgiyle kalın, Yasemin. 








Watsons ve Gratis Alışverişlerim

Selam,

İndirim sezonunda ne kadar gerekli-gereksiz şey varsa hepsini aldım gitti. Hal böyle olunca da ara ara girip ihtiyacım olanları alıyorum. 

Bu postta da onlara yer verdim. Konuşmayı kesip, fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum sizi :)

İlk önce Watsons'dan aldıklarıma göz atalım. 

Rebul kolonyanın incirlisini görmemiştim daha önce, denemekte fayda var diyerekten aldım. 
Nivea roll-on indirimi vardı. Eşim için 2 tane aldım. 
Kalyon'un tırnak sertleştiricisini lise yıllarında severek kullanırdım. Eski günleri yad etmek adına aldım. 
Watsons'ın tatillerde oldukça işime yarayacak kirli çamaşır torbasından da 3 tane edindim. Özellikle deniz kıyafetleri için kullanışlı olacak. 


Gratis'e şöyle bir bakınmak için girmiştim. Gözüme Ecotools fırçalar ve tanesi 5.50 olan Lionesse mark takma kirpikler takılınca hemen aldım. Kasada ödeme yaparken kullanıp memnun kaldığım Essence marka oje düzeltme kaleminin tanesi 3,75 olunca son kalan 2 adeti de alıverdim. Normal fiyatları yanlış hatırlamıyorsam 10,00 TL civarı. 


Yasemin. 


19 Ağustos 2013 Pazartesi

Chicco Sporty Bardak (Suluk)

Herkese merhaba! Güzel bir hafta sizlerle olsun.

Bugun sizlere dünyaca ünlü bir markaya güvenip, onun bir ürününü alıp sonrasında da nasıl buyuk bir hata yapmışım onu anlatacağım. 

Söz konusu marka başlıktan da anlaşılacagı gibi Chicco. Oğluma tekstilinden, beslenme gereclerine kadar birçok ürününü almışlığım var. En son Ege hastalandığında babasının ricası üzerine Ege'nin 6. ayından itibaren kullandığımız Philips Avent pipetli suluğunu Chicco markası ile değiştirmiştik. Yani bu zaman dilimi de en fazla 3 ay olmuştur. 

Ben gün aşırı suluğunu yıkamaya özen gösteririm, sokulecek ne kadar parçası varsa hepsini tek tek yıkar, kurutur ve oyle tekrar içine su doldurur veririm. Geçenlerde içine su doldurmak için açtığım suluğun ağız kısmının siyah oldugunu görünce açtım ve gördüğüm görüntü karşısında sok oldum! Simsiyah bir küf kaplamıştı ağız kısmını. 

Hemen fotografları çekip "Chicco Türkiye" firmasının ilk önce Facebook daha sonra da e-mail adresine şikayetlerimi bildirdim. 

Gelen yanıt ise gayet şaşırtıcıydı! "Fiş veya fatura olmadan yardımcı olamayacagiz."  

Şimdi soruyorum; kim 30 TL'lik bir suluğun fatura veya fişini saklar?! Hadi onu da geçtim ben suluğu tamamen değiştireyim de demiyorum; piyasada yedek uç ve pipet kısmı bulunmuyor. Onu temin edin bari! Ona da yardımcı olamıyorlar. Ben bunu Joker mağazasından aldım; gidip sokak başındaki bir marketten almadım ya! Üzerinde koskoca "Chicco" yazıyor. Sen kendi markanın arkasında değilsen bende seni rezil ederim dedim. 

Burada bir bebek/cocuk hayatı soz konusu! Tüketici haklarına kadar gidecek bu şikayetim. Değil 30; 1 TL bile olsaydı aldığım ürün yine uğraşırdım. Söz konusu sağlık ise her yere gidecek bu haklı davam. Ben bir markaya güvenip alıyorum, aldığım karşılık çok; ama çok saygısızca! Müsteri ilişkileri berbat!

Ve kısacası kesinlikle Chicco markasını önermiyorum! Alacagınız zaman kırk kez düşünün öyle karar verin! Hadi aldınız fatura veya fişini atöayın siz siz olun!

Yazının sonunda da sizleri fotograflarla başbaşa bırakıyorum!!



Sevgiler. 


16 Ağustos 2013 Cuma

Hünkar Begendi Yemeği

Merhaba,

Sürekli kozmetik, çocuk konuşacak değiliz ya! Bugünde ilk defa denediğim ve her zaman yapımını çok zor sandıgım bir yemekten bahsedeceğim; Hünkar Beğendi!




Öncelikle bu tarif için Özge'nin Oltası 'na teşekkürlerimi borç bilirim :-)

Malzemeler;

Yarım kg. Kuşbaşı dana eti (Kuzu da olabilir)
1 adet soğan
3 adet domates(Rendelenmiş)
Tuz, karabiber, kimyon
4 adet patlıcan
2 yemek kaşığı kadar tereyağı
2 yemek kaşığı un
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Muskat rendesi( Tercihen, evde olmadığı için koymadım)

Yapılışı;

Öncelikle etimizi düdüklü tencereye üzerini geçecek kadar su ekleyerek ocaga koyuyoruz. Yaklaşık 40 dakika yetiyor.(Bende tefal clipso var). Etler pişmeye yakın ayrı bir tencerede soğanlarımızı kuşbaşı doğrayıp zeytinyağı ile kavuruyoruz. Daha sonra sırasıyla etlerimizi, domateslerimizi ve baharatlarımızı koyup pişiriyoruz. 

Et yemeğimiz pişerken ocakta patlıcanlarımızı kozluyoruz. Kozlenen patlıcanlarımızın kabuklarını soyup rondoya koyuyoruz (Kozlenmiş patlıcanlarımız püre haline gelecek). 

Ayrı bir tencereye 2 yemek kaşığı tereyağını koyuyoruz, tereyağı eridiği zaman unumuzu da koyup hafif kokusu çıkana kadar karıştırıyoruz. Ardından 1 bardak sütümüzü de ilave edip karıştırmaya devam ediyoruz (Kıvam muhallebi gibi olacak). Eger kıvamı çok katı geldiyse biraz daha süt ilave edebilirsiniz. Karışım hazır oduğunda içine püre haline getirdiğimiz patlıcanlarımızı da koyup biraz daha karıştırıyoruz, bu karışımın içine rendelenmiş kaşar peynirimizi de koyup ocağı kapatıyoruz. 

Servis yaparken de tabağımıza önce patlıcanlı karışımımızı, ardından üzerine de et yemeğimizi koyuyoruz. Muskatın da hünkar beğendiye çok yakıştıgını söylüyorlar; ama evde olmadıgı için koymadım. 

Afiyet olsun...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...